Temelli uyardı: Bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz

img

ANKARA - İktidarın dış politikasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Buradan uyarıyorum; bu saha, masa işine kendinizi kaptırmayın, sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” dedi.

 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Temelli, sözlerine polislerce katledilen gazeteci Metin Göktepe ve Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak konuşmasına başladı. Temelli, yaşanan katliamların sorumluları yargılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor; 2012 yılında o zaman başbakan, ne Uludere’deki vatandaşlarımızın ne de Hrant Dink davası Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz. 2012’de bunu söylüyor, bugün Ankara’ya baktığınızda dehlizden geçilmiyor. Ankara’nın her yeri dehliz olmuş” dedi.
 
‘BU ÜLKEYİ MASADA BULABİLİRSİNİZ’
 
“Meclis neden kapalı?” diye soran Temelli, Meclis’in tatilde olmasını eleştirerek, iktidarın dış politikasını eleştirdi. Temelli, “Meclisten kaçıyorlar, siyasetten kaçıyorlar, HDP’den kaçıyorlar. Fizana kadar kaçsanız, HDP'den kaçamazsınız. Dış politika bildikleri yok ateşkes için masaya oturdular. ‘Hafter çekti gitti’. Hafter terörist oldu. Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Nedir o klişe, sahada olmayan masada olmaz. Sahada nasıl oluyorlar askeri güçleriyle yani bütün savaş politikalarıyla Ortadoğu sahasında olmak istiyorlar. Neden çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin kazanımlarına karşı bir siyasetleri olduğu için nasıl içeride bir çöktürme politikasına dayalı bir siyasetleri varsa sınır dışında da kaldı ki ülkelerin toprak bütünlüğüne çok saygılıdır bunlar. Suriye’de Irak’ta şimdi Libya’da aynı şekilde sahada olma peşindeler. Buradan uyarıyorum bu saha, masa işine çok kendinizi kaptırmayın sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.
 
‘İHVANCI ÇİZGİYİ GELİŞTİRME STRATEJİSİDİR’
 
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, 2 meseleleri var. Uluslararası politika deyince iki meseleleri var; bir Kürt annesini görmesin. Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı bir dış politika daha doğrusu bir politikasızlığı var ediyorlar. İç politikaya uygun nasıl bir dış politika geliştiririz diye bir mantıkla hareket ediyorlar.  İkincisi ise İhvan çizgisi. Aynı şekilde hem Suriye’de hem de Libya’da daha önce Mısır’da İhvancı çizgiyi büyütmek için bir strateji geliştirdiler. Suriye Milli Ordularıyla bu İhvancı çizgileriyle hareket etmeye devam ediyorlar. 
 
YANLIŞIKLARIN BAŞINI İKTİDAR ÇEKİYOR
 
Libya’da mesele Türkiye ile ilgili değil Erdoğan'ın şahsıyla ilgili. Bütün ülkeleri tek tek sayıyorlar Türkiye’ye gelince Erdoğan diyorlar. O denli şahsileşmiş bir mesele ile karşı karşıyayız. Buradan bir dış politika çıkmaz. Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda gördüğümüz şey, Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığıdır. Tüm otoriter rejimlerin örtülü bir ittifakı ile karşı karşıyayız. Bakmayın birbirleriyle savaştıklarına. Aslında vekalet savaşları ya da bu zamanın 3. dünya savaşı diyeceğimiz, dünya savaşı Ortadoğu’da bu otoriter rejimler kendi bekalarını sürdürmek uğruna Ortadoğu’da bu barbarlığı üçüncü dünya savaşını sürdürüyorlar. Nasıl mı? İşte son örneği Kasım Süleymani’nin öldürülmesidir. İran için çok önemli bir kişi ve figür barbarca katledildi. İran ertesi gün ABD üslerini roketle vurdu. Tam o sırada bir Ukrayna uçağı düştü, tam 176 masum insan öldü katledildi. Açıklama şu yanlışlıkla oldu. Biz biliyoruz bu yanlışlıkları Suriye’den Yemen’den Afganistan’dan biliyoruz. Bu yanlışlıkların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Özelikle Suriye’de bu yanlışlıkların başını bu iktidar çekiyor. 
 
LİBYA YOK!
 
Aynı şey İran için de Suriye için de Türkiye için de Rusya ve ABD için de geçerli. Bakın, diyor ki bir masa kuruyoruz, şimdi Berlin’de ülkeleri sayıyor sayıyor. Libya için masa kuruyorlar, o ülkeler içinde Libya yok. Daha önce Suriye için masa kurmuşlardı, Suriye yoktu. Tam bir yanlışlılar rafı, yanlışlıklar bitmiyor, bitmeyince zulümden şiddetten başka bir şey olmuyor. İdlib’ten bahsediyorlar, İdlib nasıl oluştu? Bu geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda İdlib bütün çıplaklığı ile ortada. Şimdi sınırımıza gelmiş insanlar var. 600 bin insan var o kamplarda. İnanılmaz bir dram var. Vicdan dayanmaz, o 600 bin insanın 400 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Şimdi kalkmışlar onlara yardım kampanyaları düzenliyorlar. Bütün bu zulmün mülteciliğin müsebbibi sizsiniz. İşte bütün bu tablonun arkasında o ittihatçı kafa var, o Kürt düşmanlığı var. 
 
KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ
 
Suriye’de bu türlü müdahale etmeselerdi, Suriye siyasetine yaklaşımları bu eksende olmasaydı, bugün Suriye’de siyaset başka bir eksende olabilecekti. Siyasi çözüm mümkün olabilecek, siyasi çözümün aslında önü açılabilecekti. IŞİD ile mücadele edilebilseydi, IŞİD ile ortaklık yapılmasıydı, Kobanê’de direnenlere destek verselerdi, bugün Ortadoğu’da bir demokratik çözüm mümkün olabilirdi. İdlib gibi bir vahşet yaşanmazdı, oradan çıkmak zorunda kalan insanların dramı yaşanmazdı. Ne yaptılar? Afrin’e girdiler zeytin çaldılar, Girê Spî’ye girdiler buğday çaldılar. İşte bunların zihniyeti budur; işgal etmek, ele geçirmek, talan etmek, tam bir çete hukuku. Diyorlar ki terör koridorunu temizliyoruz. Bütün koridoru terörize ettiniz. Çözüm Kürt meselesinin çözümündedir. Çözüm demokratik çözümdedir. Bunu yapmanın yolu militarist zihniyetten kurtulmaktır.
 
TECRİTTEN KURTULMADAN...
 
Bugün Türkiye’nin diplomasisi olmayan dış siyasetini biçimlendiren şey aslında iç siyaset. İçeride iktidarda kalabilmenin yolu böyle bir savaş siyasetine dayanıyor. Çünkü içerideki rejimleri bir hukuksuzluk rejimidir. Meşru hukuku askıya alan gayrı meşru bir hukuk sistemiyle ayakta kalmaya çalışan bir iktidardan bahsediyorum, yani tecritten bahsediyorum. Bir istisnai durumu OHAL durumu olağanlaştıran tecridi olağanlaştıran bir durumdan bahsediyorum, bu hukuk anlayışı Türkiye’yi çürütmektedir. Beraberinde işte sınırlarının ötesine de savaşı şiddeti yaygınlaştırmaktadır. Ciddi bir yargı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu tecrit hukukundan kurtulmadan bu yargı felaketi devam edecektir.
 
TMK KALKMALI
 
Yargı reformu bakın neyin üzerine çalışıyorlar; çocuk istismarına af peşindeler. Çocuk evliliklerini meşrulaştırmak peşindeler. Yargı reformu dediğiniz şeyde atacağınız ilk adım bunun sözünü tüm halkımıza veriyoruz, Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK)  kaldırmak olmalıdır, bunu da mutlaka kaldıracağız. Hukuksuzluk kanunsuzluk kanun bile tanımıyorlar artık kendi çıkardıkları yasaları bile tanımıyorlar.
 
SİYASET İKTİDARIN KARŞISINA DİKİLMELİ
 
Bir kayyım zihniyetidir. Evet, bizim belediyelerimize kayyım adıyorlar ama yargıya atıyorlar, her yere atıyorlar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri şey, kayyım rejiminden başka bir şey değildir. Bakın, Hakkari’de eylem ve etkinliklerine yasaklanmış, uzatılmış yasak. Her yerde eylem ve etkinlik yasağı getiriyorlar, çünkü kayyım rejimidir. Belediye eşbaşkanlarını görevden alıyorlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyorlar. Çünkü demokrasinin kırıntısına bile tahammülleri yok. Bunu değiştirecek olan bu ülkenin muhalefeti demokratları olmalıdır. Kayyıma karşı çıkmak lazım. İlk günden söyledik, bu kayyım rejimi dedik. Bu OHAL aklı dedik. Darbe mekaniğinin yansımasından başka bir şey değildir. Buna karşı çıkmazsanız, her yere sirayet eder. O yüzden siyaset özgürce bu kayyım rejiminin bu iktidarın karşısına dikilmeli dedik. Urla’ya da kayyım atandı. Siyaset bugün içine sürüklendiği yerden dedi ki Urla’ya kayyım yakışmıyor dedi. Böyle muhalefet olamaz. Kayyım hiçbir yere yakışmaz.
 
KADINA YÖNELİK ŞİDDET HER GEÇEN ARTIYOR
 
Kadına yönelik hiç hız kesmiyorlar. Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların müsebbibi bu iktidar. 17 yıldır iktidardalar. 2003 yılında kadın cinayeti sayısı 83’müş. Şimdi 2019 yılında bu rakam 474’e çıkmış, dehşet verici bir rakam. İnsanın aklı almıyor. Her geçen gün kadına yönelik şiddet kadın cinayetleri artıyor. En son Gülistan Doku, 10 gündür kayıp bulunamıyor, bir şiddet mağduru ve bunu herkes söylüyor. Ama daha dün polisler arama çalışmalarına lütfen katıldılar. O sırada Adalet Bakanlığı bir genelge yayımlamış. Genelgeyi niye yayımlamış diye merak ettik. 5. maddesinde espri saklı, diyor ki basın bu davaların artık üzerine gitmesin, kadına yönelik şiddeti toplumdan saklamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanı eksik durur mu? O da çıktı konuşuyor, atıp tutuyor. Yeni dedi ama yeni hiçbir şey yok genelgesinde.
 
KOBANÊ BİZİM MESELEMİZ
 
Şiddet bitmiyor, sanata şiddet devam. Grup yorum üyesi İbrahim Gökçek açlık grevinin 210. gününde. Ne istiyor İbrahim Gökçek? Konser yapmak istiyor ama yasak. Neden? Çünkü Grup Yorum muhalif bir grup. Konser yasaklarının kalkması lazım. Şiddet gelişiyor sevgili Kadir İnanır’a yönelik şiddet geliştiriyor. Neden? Çünkü sevgili Selahattin Demirtaş’ın kitabı tiyatroya uyarlandı. Buna tahammül edemeyen iki satır kompozisyon ödevi yazmaktan aciz iki satır cümle kuracak olsa, prontüre muhtaç olacak aciz zihniyet, önce Selahattin Demirtaş'a sonra Kadir İnanır’a saldırdı. Onun arkasına da Kobanê’yi sıkıştırdı. Oradan aklınca aba altından sopa gösteriyor. Kobanê meselesi tam da bizim meselemiz, aydınlatılması gereken bir mesele. Aydınlatılması gereken mesele, Kobanê sürecinde katledilen insanların hesabını biz soruyoruz. Ama sana kötü bir haberim var. Biliyor musun, Selahattin Demirtaş bir kitap daha yazdı.
 
KARA DELİK KARA ÇUKUR OLDU
 
Kara delik büyük kara deliği örteceğiz diye bu SGK yasasını çıkardılar. Kara delik, kara çukur oldu. Sosyal yardım ile yaşamak zorunda kalan aileler, toplam ailelerin üçte 1’i ve sosyal yardımların ortala sosyal yardımlar asgari ücretin yarısı. İşte sefalet tablosu, işte yoksulluk tablosu, işte hakların nasıl gasp edildiğinin tablosu. Ne için gasp ediyorlar, hakları çünkü yoksulluk ekonomisi lazım. Bir rant ekonomisi, bir yolsuzluk ekonomisi var, bundan beslenen bir saray, onun etrafında silah tüccarları batan müteahhitleri var. Bir yasa düzenlemesi geliyor Meclis’e, yüksek binaları kaldıracaklarmış. Huylandım tabi. Bu bunların yapacağı bir şey değil. Meğerse arada bir örtülü kayyım hikayesi var, yani belediyelerin imar planlarına ve imar hukukuna müdahale var. Araya başka bir şey daha sıkıştırmış; Ahlat sarayı Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bunlar yine torbanın içinde. Biliyorsunuz bunlar torbacı, torbaya Ahlat sarayını koymuş.
 
KANAL İSTANBUL PROJESİ
 
Bir başka proje Kanal İstanbul Projesi.  Ekolojik yıkımın farkında değil, diplomasi bilmedikleri gibi ekolojiyi de bilmiyorlar. Bildikleri tek şey inşaat, dolayısıyla sanki bilgisayar oyunu oynuyorlar. Çizmişler orada bir kanal. Marmara ölür ölmez, Karadeniz ölür ölmez. Risk artar artmaz ama o kadar uyanıklar ki, Montrö anlaşmasını, bunu saklıyorlar. Hani bir Çanakkale köprüsü yapıyorlar ya, bir de Kanal Çanakkale gündemlerinde var. Neden çünkü biliyorlar ki Kanal İstanbul açılırsa, Montrö kadük kalır, bunu biliyorlar. Bu sadece bölgesel anlamda da sınırlı kalmayacak. Küresel iklim krizine zaten en büyük katkıyı yapan ülkelerden biri Türkiye’dir. Küresel iklim krizine çok büyük katkı yapacaktır. 
 
BUNLAR GİTTİ GİDİYOR
 
Halkın, toplumun kaynaklarının nasıl kullanıldığı önemli. Bütün bunlara son vermek elimizde bu düzene katlanmak zorunda değiliz. Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanı. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırıyoruz. Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır.
 
YENİ YAŞAM İÇİN ERKEN SEÇİM DİYORUZ
 
Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanıdır, geç kalmamalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.”

Diğer başlıklar

17:24 Metal işçisinin sabrı taştı: Şubat’ta genel grev kararı
17:14 Ulusal Birlik Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi: 4 parçada ortaklaşarak ulusal kongre hedefini büyütmek
16:54 HDP Beyoğlu kongresi gerçekleştirildi
16:34 HDP'li Çepni: AKP-MHP ekolojik talanla krizden çıkmaya çalışıyor
16:28 Dink vurulduğu yerde anıldı: Kötülüğe karşı nefret değil bitimsiz mücadele
16:08 'Katilleri biliyoruz hepiniz oradaydınız'
15:52 HDP ailelerle bir araya geldi
15:50 Girê Spî’de sokağa çıkma yasağı
15:45 Tutuklu yazarların kitapları imzalandı
15:44 Ferat Der yeni yönetimini belirledi
15:22 ‘Adalet’ yürüyüşüne müdahale: Vekil darp edildi, çok sayıda kişi gözaltına alındı
15:20 HDP: ÇED olumlu raporu yasal ve meşru değildir
15:15 Seyda Abdülkerim Çevik öldürüldü
15:09 Özgür Gündem çalışanı Karaağar mezarı başında anıldı
14:49 Hrant doğduğu evde anıldı
14:24 Sultanbeyli'de cemevine saldırı
13:50 Mısır'da gözaltına alınan AA çalışanları bırakıldı
13:26 Nurcan Bakır için mevlit verildi
12:58 Hrant Dink mezarı başında anıldı
12:35 IMF'den yeni küresel kriz uyarısı!
12:30 HDP Kadın Konferansı'nda 2'nci gün
12:05 Çalıştayda ikinci gün: Ulusal birlik için model aranıyor
12:03 Şehriban Çatı’nın kardeşi: Ablam tasarlanarak öldürüldü
11:50 Erdoğan: Libya'da kalıcı çözümün diyalogla sağlanabileceğini vurguladık
10:57 ‘Her Kürt dilini konuşmalı, kültürüne sahip çıkmalı’
10:47 'Umudumuzu büyüterek, mücadele edeceğiz'
10:29 Libya Temsilciler Meclisi üyesi: Berlin zirvesi de başarısız olur
09:44 Çiçekçilik yapan iki kadın katledildi
09:38 Bozgeyik'ten ortak mücadele çağrısı
09:14 Yazar Kakşar Oremar: Mahabad Kürt Cumhuriyeti değil Kürdistan Cumhuriyeti
09:13 Kayıp Keldani ailenin köyüne ulaşılamıyor!
09:12 Gazeteci Cuzdan: Günün sonunda ihale Türkiye’ye kalacak
09:11 ‘İstismarın üstünü kapatma çabasıdır'
09:07 Kadın merkezine erkek müdür atandı: Tabelası indirildi, kahvehane yapıldı
09:04 Yatalak annenin tek dileği 24 yıldır tutuklu olan oğlunu görebilmek
09:01 Efrîn’i huzurdan kaosa çevirdiler
09:00 19 OCAK 2020 GÜNDEMİ
18/01/2020
22:47 Karnelerindeki zayıf notlar yüzünden korkup kaçan kardeşler Urfa'da bulundu
21:19 İzmir'de 'İklim Krizi ve Mültecilik' konuşuldu
20:55 Görevden alınan CHP İl Başkanı: Genel Merkezin kararı, saygı duymak gerekir
20:42 Kadınlar Gülistan Doku’nun akıbetini sordu
20:02 Arpat: İmza attığınız sözleşmelere göre suçlusunuz
19:32 Doku Ailesi: O kişinin Gülistan olduğu yönünde bilgimiz yok
19:05 HDP 3’üncü Kadın Konferansı’nın ilk gün programı sona erdi
18:31 'KHK’ler gidecek biz kalacağız' dediler
17:50 'Kanal İstanbul istihdam değil rant yaratacak'
17:21 Kanal İstanbul’a karşı insan zinciri
16:42 ABD ve Rus askerleri burun buruna geldi
16:20 Halkevi Mersin Şubesi yeni yönetimini belirledi
15:57 20 yaşındaki genç intihar etti
15:53 Siverek’te 2 çocuktan haber alınamıyor
15:49 İstanbul'da polis bir kişiyi öldürdü
15:45 3 kentte hasta tutuklular için eylem: Cezaevi koşulları ölüme davetiye çıkarıyor
15:31 Erdoğan 'Berlin Zirvesi' öncesi Hafter'e destek verenleri hedef aldı
15:20 Demirtaş'tan Hrant Dink'e mektup
15:15 2019’da Türkiye’de en az 1736 işçi, İzmir’de ise 74 işçi can verdi
14:24 Kayıp yakınlarından Gülistan Doku tepkisi: Vali kara tablonun üstünü örtmek istiyor
14:17 Kılıçdaroğlu: Farklı düşündükleri için öğretmenlerin ihraç edilmesi doğru değil
14:11 Dink ve Ocak ayında katledilen gazeteciler anıldı
13:56 Somali'de Türk mühendislerin bulunduğu lokantaya bombalı saldırı
13:46 Silopi’de kadınlar Gülistan Doku’yu sordu
13:35 Abdullah Canan’ın oğlu: Bunlar DAİŞ’in öğretmenleridir
12:54 ‘Bu pınardan barış akmaz’ haberine dava
11:45 Yüksekdağ: Hep birlikte değiştirebiliriz
11:44 HDP 3’üncü Kadın Konferansı başladı
Buldan: 2019 direniş yılıydı, 2020 zafer yılı olacak
11:41 Ailelerin İmralı başvurusu yine reddedildi
11:39 'Yasak kararı kolluk güçlerinin taraf ve fail olduğunun ispatı'
10:51 ‘Ulusal Birlik Çalıştayı’ başladı: Başka seçenek yok
10:17 Mardin'de istinat duvarı örme çalışması sırasında mağara bulundu
10:16 Hrant Dink vurulduğu yerde anılacak
09:34 Kîno Gabriyel: Lavrov’a iletilen raporlar gerçek dışı
09:14 Emek ve Demokrasi Güçleri: Dersim’de özel savaş politikaları uygulanıyor
09:03 Tutuklu yazarların kitapları imzalanacak
09:03 Özgür basını son nefesine kadar savundu
09:03 Çocuk yardımı için başvuran gazeteciye ajanlık teklifi
09:02 Hrant Dink'in arkadaşları: Yaşasaydı cezaevinde olurdu
09:01 DTK Eşbaşkanı Güven: Tek engel ulusal birlik eksikliği
09:00 18 OCAK 2020 GÜNDEMİ
08:16 Rahşan Ecevit hayatını kaybetti
17/01/2020
23:50 Berlin’de yapılacak Libya konferansının taslak metnine ulaşıldı
20:37 SOHR: Türkiye, paramiliter gruplara mensup bin 750 kişiyi Libya'ya gönderdi
20:33 MKGP’den Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü’ne: İddiaları gündeme taşımak görevimiz
20:24 Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü gazetecileri hedef gösterdi
20:06 Kadıköy'de ‘Sağlıkta Şiddet Yasası Çıkarılsın' nöbet eylemi
19:11 Dersim Barosu’ndan 3 uzman çavuş hakkındaki iddialara ilişkin suç duyurusu
18:33 Ankara’da gözaltına alınan kadınlar serbest bırakıldı
18:30 Emekçiler Haber-Sen'in kuruluşunu kutladı
18:20 HKP’den YSK’nin seçime girecek partiler listesine itiraz
18:15 ‘Metal işçileri isyan ediyor’
18:00 Kanal İstanbul ÇED raporu onayına tepki: Halkın iradesi çiğnendi
17:43 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı Doku’ya dair rapor hazırlayacak
17:36 7 gündür kayıp olan Keldani çifte hala ulaşılamadı
17:22 Demirtaş: Yan yana gelmek, konuşmak, birlikte olmak kimseye zarar vermez
17:06 Yeni infaz düzenlemesi Erdoğan'a sunuldu
17:03 Nurcan Bakır için Adana'da taziye kuruldu
16:49 Gülistan Doku olabileceğinden şüphe edilen yeni görüntülere ulaşıldı
16:48 Merkel Türkiye’ye geliyor
16:38 Mersin Tiyatro Derneği Genel Kurulu'nu yaptı
16:29 Kanal İstanbul ÇED raporunun onaylanmasına uzmanlardan tepki
16:19 Bulut: Sağlıkta şiddeti protesto ederken polis şiddetiyle karşılaştık